Yorumlar

Nur  G.

Yıllardan 2004 aylardan kasımdı. Bir sabah uyanıp giyinirken birden sağ göğsümde bir sertlik ve hafif ağrı hissettim. Daha dikkatli incelediğimde bunun bir kütle olduğunu fark ettim. Bütün bedenimi soğuk bir ter kaplamıştı. Aklıma doktorlar, ameliyatlar kemoterapiler geldi, içim çekildi bayılmamak için en yakın sandalyeye iliştim. Daha 37 yaşındaydım, mutlu bir ailem, yetiştireceğim çocuklarım vardı. Allah’a beni çocuklarıma bağışlaması için yalvardım. İlk şoku atlatır atlatmaz yakınlarımın tavsiyesi üzerine Dr. Enis Gümüştekin’e  muayeneye gittim. Muayene sonrası beni ikinci bir şok bekliyordu; sol göğsümde de bir kitle vardı, ayrıca iki koltuk altımda da bezeler oluşmuştu. İki taraflı meme kanseri mi olmuştum? Allah’ım bu nasıl bir sınavdı? Hemen gerekli tetkikler ultrason ve mamografi yapılıp biyopsiye karar kılındı. Dr. Enis Bey biyopsileri yaptı. Patoloji sonucunu beklemek kabustan öte bir şeydi. Nihayet beklenen gün geldi, patoloji sonuçlarında iyi bir şeyler bekleyen ben bir kez daha yıkılmıştım. Evet sonuç kesindi her iki mememde de kanser vardı. Allah’ım niye ben diye düşündüm. Ama bunu sorgulamanın bir faydası yoktu. Düşündüm ve kararımı verdim. Bu hastalıkla sonuna kadar savaşacaktım. Dr. Enis Bey her iki mememin de alınacağını söylediğinde tereddütsüz kabul ettim. Sonrasında da doktorum çok başarılı bir ameliyatla her iki mememi ve her iki koltuk altımdaki bezeleri aldı. Ameliyat sonrası sorunsuz geçti. Diyebilirim ki hiç ağrım olmadı. Ameliyat sonrasını radyoterapi ve kemoterapi süreçleri takip etti. Bunlar beni biraz sarstı ama güzel günlere olan inancım beni dimdik ayakta tuttu. Tedavim bittikten sonra yavaş yavaş eski halime ve eski yaşantıma döndüm. İşime tekrar başladım. Giderek hastalığı unuttum. Bu arada estetik bir operasyonla eksik olan uzuvlarıma yeniden kavuştum. 2014’ü bitiriyoruz. Allah’ıma şükürler olsun sağlıklıyım, çocuklarımın başındayım, işime devam ediyorum. Çektiğim bu acılar aklıma geldikçe artık sadece gülümsüyorum. Hepimiz hayatımızın bazı dönemlerinde acılar çekiyoruz, ama bunlar tedavi oldukları zaman akılda sadece artık acıtmayan bir anı olarak kalıyorlar.

Munise Ö.

2 yıl önce sağ mememde bir sertlik hissettim. Tabi çok sıkıntı basıyor insanı. Dr. Enis Bey’e başvurduğumda hemen iğne biyopsisi önerdi. Biyopsi sonucu kötü geldi, ben sigarayı daha da artırdım. Ailem sigara konusunda bana tavır alıyordu ama ne mümkün bırakmak. Hem de bu durumda.. Enis Bey bana son yıllarda gittikçe daha çok uygulanan meme koruyucu ameliyatı önerdi. Tamam dedim biran evvel ne olacaksa olsundu. Ameliyatta kitleyi aldı koltuk altımdaki bezeleri temizledi. Ameliyat sonrası oldukça rahattım,önemli bir ağrım olmadı. Daha sonra radyoterapi ve kemoterapi aldım. Kontrollerime devam ediyorum hiçbir sıkıntım yok. Ancak son 2 aydır karnımda değişik bir ağrı ve bulantılarım olmaya başladı. Gittiğim bir hastanede safra kesemde taş ve iltihap olduğu biran evvel ameliyat olmam gerektiği söylendi. Tabi başka bir doktor düşünmedim, Enis Bey bu işlerin uzmanıydı. Beni bir buçuk ay tedavi edip, sonra safra kesemi ameliyatla aldı. İki yıl arayla ameliyat olmak şansızlık ama sonu iyi olsun. Çok şükür şimdi şikayetlerim geçti, çalışıyorum Allah başka keder vermesin.

Hamide S.

58 yaşındayım. Her yıl göğüs filmleri çektirirdim. En son çekilen filmlerde şüpheli kütle görüldü. Dr. Enis Gümüştekin’i Trabzon’da çalıştığı yıllardan tanırız. Aile doktorumuz gibidir, bizden birçok kişiyi de ameliyat etmiştir. Tabi ki başka doktor düşünmedim. Zaten yıllık kontrollerimi de o yapardı. Kendisi kütleyi görünce biyopsi önerdi. Bizler inançlı insanlarız. Tevekkülü elden bırakmadım, Allah ne yazdıysa o olur dedim. Tabi biyopsi sonucu kötü geldi. Enis bey ameliyatımı yaptı, önce memeyi tamamen almadan yapmayı düşündü. Ancak benim kütle dağınık olan cinstenmiş, bunun için göğsümü komple aldı koltuk altı bezelerini de temizledi. Ameliyattan sonra pek ağrım olmadı. Şimdi kemoterapiye devam ediyorum. Biraz bulantım oluyor ama ne yapalım bunları çekeceğiz. Sonu iyi olsun da. Enis bey hastalığın erken teşhis ve tedavi edildiğini bundan dolayı hiç sıkıntı yapmamamı söylüyor, ona güveniyorum, önce Allah sonra o.

Emine Ç.

İstanbul’da oturuyorum ama aslen eşimle birlikte Trabzon Şalpazarlıyız. Uzun yıllardan beri guatırım var. Özellikle uykuda iken nefes darlığı çekiyorum ve horlamamdan eşim bir türlü uyuyamıyor. Hangi doktora gittiysem netice alamadım, bazıları ilaç verdi bazıları ameliyat tavsiye etti. Ama ameliyata cesaret edemedim. Sonunda bize yakınlarım Enis Bey’i tavsiye ettiler. Ona gittik beni dikkatle muayene etti bazı testler istedi, hatta mr çektirdi. Sonra bana ilaçlı tedavi önerdi. Birkaç ay ilaç tedavisini uyguladım, önce biraz rahatlar gibi oldum. Eşimin söylediğine göre uyurken çıkardığım horultular azalmıştı. Fakat bir süre sonra tekrar kötü oldum. Artık ilaç tedavisinden fayda görmeyeceğimi düşünmeye başlamıştım. Sanırım ameliyat benim için tek kurtuluştu. Enis Bey’e tekrar göründüm ve ameliyat için ısrarcı oldum. Ama doktor bey bir türlü beni ameliyat etmeye yanaşmıyordu.

Cevap : Emine hanımı ilk muayene ettiğimde ilk fark ettiğim şey dev boyutlarda bir guatırı olduğu idi. Ayrıca kendisi morbid obes, fevkalade kısa bir boyuna sahip ve tiroid bezi çok sert kıvamda idi. İnce iğne biyopsisi tiroid bezi iltihabı olduğunu gösteriyordu. Bir süre tiroid hormon replasmanı ve kortizon tedavisi uyguladım. Tiroid bezinin küçülmesini umutsuzca bekleyerek. Başlarda biraz fayda gördü. Ama bezde herhangi bir küçülme olmadı. Bunun üzerine kendisi ameliyat konusunda ısrar etmeye başladı. Ancak yukarıda saydığım nedenlerden dolayı ameliyat hiç de kolay olacak gibi gözükmüyordu. Doğrusu bu ya iki binin üzerinde guatr ameliyatı yapmış olan ben bu ameliyattan ciddi şekilde endişeleniyordum. Tiroid bezindeki iltihabın derecesini önceden kestiremiyordum; ya bez nefes borusuna veya beyine giden ana damarlara veya ses telleri sinirlerine yapışıksa. Ameliyatta böyle bir süprizle karşılaşırsam ne yapacaktım. Uzun bir ön çalışma yaptım. Diğer meslektaşlarımın görüşlerine başvurdum. KBB ve damar cerrahi uzman arkadaşlarımla uzun görüşmeler yaptım. Röntgen uzmanı arkadaşımla hastanın MR’ını değerlendirdik. En sonunda hastanın ameliyatını yapma konusunda kendi kendimi ikna ettim. Çünkü cerrahi bir yerde cesur olmak ve risk almaktır. Her başarının arkasında iyi planlanmış riskin göze alınması vardır. Risk göze alınmazsa hiçbir başarı elde edilemez. Ben ameliyat öncesi hazırlığın mükemmel olmasına bakarım. Her olasılığı en ince ayrıntısına kadar önceden değerlendirip ona göre tedbirlerimi alır gerisini Allah’a bırakırım. Burada da öyle yaptım. Emine hanımın ameliyatına damar cerrahisi uzmanı arkadaşımla beraber girdik. Bu sırada içimden bana yardımcı olması için Allah’a dualar ediyordum. Her zaman yaptığım gibi çok ince ve dikkatli diseksiyonlarla ilerliyordum. Hastanın obes kısa boyunlu olması tiroid bezinin çok büyük olması ameliyatı zorlaştırıyordu.Bez çok büyük olmasına rağmen çok şükür ki hayati bölgelere yapışık değildi. Ve iki lob halinde tiroid bezini tam olarak çıkarmaya muvaffak olduk. Kocaman bez çıktıktan sonraki boyunun ferahlamış hali her ikimizde de birine büyük bir iyilik yapmış olmanın verdiği duygusal hoşluk halini yaşattı. Sanki biz de ferahlamış gibiydik. Sorunsuz hastamı taburcu ettim, bir ay sonraki kontrolünde nefes alışının gayet iyi olduğunu duymak bende harikulade bir mesleki tatmin duygusu yarattı. Allah’ın izniyle ellerinizi kullanarak bir kişiyi sağlığına kavuşturuyorsunuz işte CERRAHİ bu… Op. Dr. Enis GÜMÜŞTEKİN