Erkeklerin Korkulu Rüyası; Fıtıklar

Her ne kadar başlığımız böyle ise de daha düşük oranda olmak üzere kadınlarda da fıtıkla sık olarak karşılaşmaktayız. Fıtık, karın iç organlarının bir kese içinde olmak üzere bulunduğu normal bölgeden çıkarak olmaması gereken bir yere doğru yer değiştirmesidir. Bu yer değiştirme genellikle zayıflamış bir yerden veya açılmış bir delikten olmaktadır. Omur kemiklerinin arasında bulunan kıkırdak parçanın içindeki çekirdeğin bulunduğu yerden kayarak omuriliğe doğru hareket etmesi de bel veya boyun fıtığı olarak adlandırılır ancak buradaki konumuz bu tip fıtıklar değildir.Karın duvarı fıtıkları görülme sıklığına göre; kasık, göbek, epigastrik(göbek üstü), femoral, lomber, diyafragmatik fıtıklar şeklinde sıralanabilir. Burada en sık karşılaşılması sebebiyle kasık fıtıklarında bahsedeceğiz.

Kasık fıtıkları sağda veya solda karın bacak büklümünün yaklaşık 2 cm üzerinde genellikle öksürmekle ortaya çıkan bir şişlik şeklinde kendini gösterir. Bu şişlik bazen çok büyük olabilir ve testislere kadar ulaşabilir.

Kasık fıtıkları doğmalık olabilecekleri gibi sonradan da oluşabilirler. Ana karnında fetus büyürken testisler önce karın içindedirler sonra doğuma yakın bir zamanda inguinal kanal denilen bir kanaldan geçerek olması gereken yere ulaşırlar. Bu göç sırasında testisler karın zarını da bir kese şeklinde aşağıya doğru çekerler. Doğum sırasında bu kese kapanarak bir bant haline dönüşür. Bazı vakalarda bu kapanma olmaz ve bu kese fıtık halini alır. Doğumsal fıtıklar bu şekilde oluşurlar. Bunların belirtileri doğumdan hemen sonra görülebileceği gibi ileri yaşlarda da görülebilir.

Sonradan edinilen kasık fıtıkları ise inguinal kanaldaki iç halkanın zamanla genişlemesi ve buradan karın zarının kese şeklinde balonlaşması şeklinde olabileceği gibi, kanalın arka duvarını yapan ve fasya transversalis olarak adlandırılan karın duvarının en zayıf bölgesinin zamanla yırtılarak karın zarının buradan balonlaşması şeklinde olabilir. Bu tıp kasık fıtıklarının belirtileri daha ileri yaşlarda görülür.

Kasık fıtıklarının en önemli belirtisi öksürmekle kasıkta bir şişliğin belirmesidir. Bazen şişlik çok küçükse fark edilmeyebilir. Bazen de çok ayakta kalınırsa şişlik ancak ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlarda ultrasonografi tanıda yardımcı olabilir. Ayrıca bu bölgede ağrı, sıklıkla rastlanan bir bulgudur. Şişlik oluştuğunda genellikle kesenin içine karın içindeki organlar, sıklıkla incebarsaklar veya omentum girmiş olur. Genellikle hasta sırtüstü uzandığında bu organlar karın içindeki normal yerlerine geçtiğinden şişlik kaybolur. Ancak bazı durumlarda kese içine çok fazla organ girmiş ve sıkışmıştır. Ve hasta uzansa bile bunlar karın içine dönemezler. Bu durum fıtık boğulması adını alır ve fıtığın en önemli acil durumudur. Çünkü sıkışan organların besleyici damarları da sıkışmıştır ve acilen ameliyat edilmezse bunlar gangrene olup hayatı tehdit edici durumları ortaya çıkarabilirler.

Bu durumun oluşmaması için fıtıklar yeni doğanlar da dahil olmak üzere görüldükleri anda ameliyat edilmelidirler. Kasık fıtığı ameliyatı 19.yüzyıl sonlarında İtalyan cerrah Bassini ile başlamıştır. Onun tarif ettiği teknik 20.yüzyıl sonlarına kadar kullanılmıştır. Ancak nüks oranları %20’lere yaklaştığı için bu teknik popülaritesini kaybetmiştir. Amerikan cerrah Mc Vay 1950’lerde kendi adıyla tarif ettiği tekniği tanıtmış ve bu teknik yüzyıl sonlarına kadar geniş kabul görmüştür. Mc Vay tekniği nüks bakımından daha etkili bir teknik olmakla beraber kasık bölgesinde bir miktar gerginliğe yol açmaktaydı. Bu da hasta konforunu olumsuz etkiliyordu. 20.yüzyıl sonlarında Kanada’daki Shouldice hastanesinde geliştirilen teknik bir süre popüler oldu.Bu teknikte nüks oranı %1 den daha düşük seviyelerdeydi.

1990’larda fasya transversalis onarımına dayanan, protez materyal kullanılmayan, gerginlik yaratmayan, nüks oranı %1 den düşük bir fıtık tamir yöntemi tarafımdan geliştirildi. Bu tekniğin sonuçları çok tatmin edici görüldü. Bu tekniğin tek dezavantajı uygulamasının ileri tecrübe gerektirmesi gibi görünmektedir.

Son yıllarda fıtık onarımında protez materyal kullanılması çok popüler hale gelmiştir. Bu yöntemin uygulaması oldukça kolaydır, gerginlik yapmaz, nüksü azdır ancak vücuda yabancı bir madde konulmaktadır.

Son olarak laparoskopik yöntemden bahsedeceğim. Laparoskopik fıtık tamiri son yıllarda popüler olmuştur. Ancak genel anestezi ile yapılabilir. Burada da protez malzeme kullanılır. Tekniği ileri beceri gerektirir. Gerginlik yapmaz, ameliyat sonrası işe daha çabuk dönülür. Ancak maliyetinin yüksek olması devlet hastanelerimizde rutin uygulanmasının önünde engel oluşturmaktadır.